Kültür A.Ş 7-13 Mart ETKİNLİK TAKVİMİ

 

SEMİNER

07 Mart Pazartesi Saat:18.30

EBRU SANATI ÜZERİNE

Düzenleyen: Zeynep Erdoğdu

Yer: Atatürk Kitaplığı

SEMİNER

 

07 Mart Pazartesi Saat: 18.30

EMİN IŞIK İLE MESNEVİ SOHBETLERİ

Yer: Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi

 

SEMİNER

08 Mart Salı Saat:18.30

EĞİTİM SÖYLEŞİLERİ

Düzenleyen: Ömer Polat

Yer: Atatürk Kitaplığı

 

Konuşmacı Muhammet Öztabak, eğitim psikolojisini, problemli öğrencilerle baş etme yollarını, ergenlik dönemi psikolojisini, hatıralarını ve tecrübelerini bizlerle paylaşacak ve sorularınızı cevaplayacak.

 

SEMİNER

 

08 Mart Salı Saat: 18.30

İLBER ORTAYLI  İLE TARİH  YOLCULUĞU

Yer: Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi

 

SEMİNER

08 Mart Salı Saat: 18.30

MÜREKKEBİ KURUMADAN

Düzenleyen: Mahmut Bıyıklı

Yer: Türkiye Yazarlar Birliği

 

“Kim kendi hikâyesini tam olarak bilebiliyor ki! Her anlatışımızda değişen bir şey hikâyelerimiz. Değişirken aynı kalan üstelik. Sır da burada gizli ya. Onca değişikliğe rağmen aynı kalan nedir? Yaşlanırken ve yaralanırken korumaya çalıştığımız şey nedir?”

Usta yazar Fatma Karabıyıkbarbarosoğlu ile son romanı “Son On Beş Dakika” üzerine derinlikli bir söyleşi gerçekleştireceğiz ve yazarın roman anlayışı üzerine de konuşacağız…

 

SEMİNER

09 Mart Çarşamba Saat: 18.30

İBNÜ’L ARABİ METAFİZİĞİNE GİRİŞ

Düzenleyen: Ekrem Demirli

Yer: Atatürk Kitaplığı

 

SEMİNER

09 Mart Çarşamba Saat: 18.30

MEHMET AKİF KONUŞMALARI

Düzenleyen: Abdurrahman Şen

Yer: Türkiye Yazarlar Birliği

 

2011 yılı, Mehmed Âkif Ersoy'un vefatının 75, İstiklâl Marşı'nın kabulünün 90. yılı oluyor... Bu son derece önemli yıldönümünde hem merhum Mehmed Âkif'i hem de İstiklâl Marşımızı

daha doğru ve iyi anlamak hepimizin amacı, görevi olmalı...

Sadece Safahat'ıyla değil, Sebilürreşad'daki yazıları, vaazları ve örnek davranışlarıyla da tüm ASIM hevesillerinin öncüsü olan Mehmed Âkif'i 2011'de daha bir yakından tanımalıyız…

 

SEMİNER

 

09 Mart Çarşamba Saat: 18.30

MODERNLEŞME SÜRECİNDE OSMANLI’DAN CUMHURİYET’E KADIN

Düzenleyen: Nevin Ateş

Yer: Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi

 

(Fırka ya da Cemiyet) Erken Cumhuriyet'in İlk Kadın Derneği (Türk Kadın Birliği)

 

Türkiye'de siyasi anlamda kadınların örgütlenişi ağırlıklı bir biçimde Ulusal Savaş Dönemine rastlar. Bunun en çarpıcı örneği, Halk Fırkası'na dönüşmeden kadınların 16 Haziran 1923'de "Kadınlar Halk Fırkası" adıyla bir parti kurmalarıdır.

 

Kadınlar Halk Fırkası'nın kuruluşuna hükümet tarafından izin verilmeyince, 1924 yılında Türk Kadın Birliği adı altında kurulan derneğin faaliyetleri ve yayın organı olan "Kadın Yolu" dergisi bize dönemin kadın bakış açısını gösteriyor.

 

Osmanlı Dönemindeki kadın hareketinin içersinden gelen bu kadınlar; Erken Cumhuriyet'in öncü kadın hareketinin bir parçası olarak Osmanlı-Cumhuriyet dönemi kadın hareketini değerlendirmemize bir ışık tutmaktadır.

 

 

SEMİNER

09 Mart Çarşamba Saat: 18.30

FİLM ESTETİĞİ VE DÜNYA SİNEMASINDA AKIMLAR

Düzenleyen: Rıdvan Şentürk

Yer: İstanbul Tasarım Merkezi

 

Program kapsamında film gösterimleri, yönetmenler, ülke sinemaları, film akımları, türler, oyunculuk yöntemleri gibi başlıklar ekseninde düzenlenecektir. Bu toplu ve özel film gösterimleriyle, katılımcılarımızın eğitimleri sırasında edindikleri teorik ve pratik bilgi ve becerilerini sınamaları, pekiştirmeleri, film kültürlerini gelişmeleri ve dünya sinemasındaki akımlar üzerinde bilgi edindirmeyi amaçlanmaktadır

Program Yrd. Dr. Rıdvan Şentürk tarafından yürütülecektir.

 

KONSER

 

09 Mart Çarşamba Saat: 20.00

MUSTAFA CECELİ KONSERİ

Yer: Ümraniye Atakent Kültür Merkezi

 

Mustafa Ceceli

2 Kasım 1980’de Ankara’da dünyaya gelen Mustafa Ceceli’nin müziğe olan ilgisi ailesi tarafından çok küçük yaşlarda fark edildi. İstanbul’a gelişinin ardından Cenk Erenin Vokalistliğini yapan Merih Ermakastar’ın albümlerindeki tüm şarkıların düzenlemelerini yaparak profesyonel aranjörlük hayatına adım attı.

Mustafa Ceceli  “Limon Çiçekleri” isimli ilk single çalışması ile piyasaya çıktı. Yayın kuruluşları tarafından düzenlenen pek çok oylamada yılın en iyi single ödülünü aldı. 20 Kasım tarihinde Mustafa Ceceli Kendi ismini taşıyan ilk solo albümü ile müzik marketlerde yerini aldı.

 

SEMİNER

 

10 Mart Perşembe Saat:18.30

DİVAN ŞİİRİNDE OSMANLI HAYATININ RENKLİ YANSIMALARI

Düzenleyen: Muhammet Nur Doğan

Yer: Atatürk Kitaplığı

 

 

SEMİNER

 

10 Mart Perşembe Saat:18.30

İSLAM TARİHİ VE KÜLTÜR OKUMALARI

Düzenleyen: Ahmet Kavas

Yer: İstanbul Tasarım Merkezi

 

İslam Medeniyeti’ne dair, önemli müellifler ve eserleri üzerinden uzun dönemde yapılması planlanan okumaları ve katılımcıların hazırladıkları sunum programlarını içermektedir.

 

Program Prof. Dr. Ahmet Kavas tarafından yürütülecektir.

 

 

SEMİNER

10 Mart Perşembe Saat: 20.00

KAYBETTİĞİMİZ ÇINARLARA SAYGI- NİYAZİ YILDIRIM GENÇOSMANOĞLU

Düzenleyen: Fazlı Karaman - Halil Gökkaya

Yer: Fatih Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi

 

Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu

 

Destanlar şairi olarak bilinen N.Yıldırım Gençosmanoğlu Elazığ'ın Ağın ilçesinde 1929 yılında doğdu. Akçadağ Köy Enstitüsü’nü bitirdikten sonra öğretmen olarak göreve başladı. Çeşitli köy ve kasabalarda 19 yıl öğretmenlik yaptı. Daha sonra bürokraside önemli görevler icra etti.1978 yılında emekli olduktan sonra Türk Edebiyatı Vakfı ve Doğu Türkistan Vakfı’nda idarecilik yaptı. Doğu Türkistan'ın Sesi dergisini çıkardı. Türkiye Gazetesi’nin Kültür -Sanat köşesini yönetti. Malazgirt Destanı şiirinde olduğu gibi 1992 senesi Ağustos ayının 21'inde Cuma günü İstanbul'da vefat etti.

 

Milletimizin tarih ve kültürüne yakında vakıf olan Gençosmanoğlu, İslamiyet’in ve Türklüğün en güzel motifleriyle işlediği destanları edebiyatımıza kazandırdı.

 

Eserlerinden bazıları:

 

Bozkurtların destanı’nı

Kürşat Destanı

Malazgirt destanı

Genç Osman Destanı

Boğaçhan Destanı

Kopuzdan ezgiler

Alp Erenler Destanı

 

Vefat eden bu çınara vefa olması için İBB bu programı hazırladı.

Kendisine rahmet dilerken, yaşayanların kendisine vefa göstermesi için bütün milletimizi bekliyoruz.

 

KONSER

10 Mart Perşembe Saat: 20.00

ERDEM ÖZGEN KONSERİ

Yer: Kartal Bülent Ecevit Kültür Merkezi

 

KONSER

 

10 Mart Perşembe Saat 20.00

SİNAN ERKEKER KONSERİ

Yer: Altunizade Kültür ve Sanat Merkezi

 

SEMİNER

11 Mart Cuma Saat:18.30

MİMAR SİNAN OKUMALARI

Düzenleyen: Suphi Saatçi

Yer: İstanbul Tasarım Merkezi

 

Mimar Sinan’ı anlamanın onun beslendiği kültürü anlamak olduğu bilincinde metinler, fotoğraflar ve projeler üzerinden yapılacak olan okuma çalışmalarıdır.

Program Prof. Dr. Suphi Saatçi tarafından yürütülecektir.

 

SEMİNER

 

11 Mart Cuma Saat: 18.30

TÜRK MUSİKİSİ SEMİNERİ

Düzenleyen: Fırat Kızıltuğ

Yer: Türkiye Yazarlar Birliği

 

Programda Uşşak Makamı ve bu makamdan bestelenmiş eserler, uygulamalı olarak seslendirilecek, güfte, makam, üslûp açıklamaları yapılacaktır.

 

1-Uşşak Şarkı –Enderûnî Ali Bey Bey

 

Affeyle günahım no’lur ey şûh- pesendim

Kıydım senin aşkın ile kendime kendim

Ağyâre vefâ  bendene bu cevri beğendim

Sevmek seni suç idi fakat sevdim efendim.

 

2-Uşşak köçekçe- Dede Efendi

 

Ağlatırlar güldürürler

Çeşmim yaşı sildirirler

Bunlar âdem öldürürler

Kimler kimle kimler

 

Kara gözlüler

Şirin sözlüler

Gönül evine girerler

Âşıkın aklın alırlar

Yüze gülerler.

 

3- Uşşak Şarkı- Rakım Elkutlu

 

Bana hiç yakışmıyor böyle intizar şimdi

Mâtemzede gönlümde hayat bir mezar şimdi

Ne ses var ne kahkaha her şey âh ü zâr şimdi

Nerde kaldı o âhû nerde lâlezâr şimidi.

 

O benim mehtabımdı o benim güneşimdi

O benim mehveşimdi obenim her şeyimdi

O benim tesellimdi o benim son eşimdi

Nerde kaldı oâhû nerde lâlezâr şimdi

 

4- Uşşak Şarkı- Nasibin Mehmet Yürür

Güfte Ahmet Refik Altınay

 

Âşıkından sen nasıl bıktın neden ettin telâş

Sızlıyor kalbim gözümden dinmiyor bir lâhza yaş

Dinmiyor hiç ızdırabım bağrıma bassam da taş

Sızlıyor kalbim gözümden gitmiyor bir lâhza yaş

 

5- Uşşak Şarkı-Tahsin Karakuş

 

Derdimi anlatırdım ıssız geceler aya

Ne kadar acı çektim günleri saya saya

Benim çün yanan kalbin şimdi sönmüş bir kaya

Ne kadar acı çektim dünleri  saya saya

 

6- Uşşak Şarkı- Suphi Ziya Özbekkan

Güfte Dr. Ziya Bey

 

Dökülmüş zambak gibi/Perişan leylâk gibi

Dağılsın sırma saçın/ Göğsümde yumak gibi

 

A leylim a leylim/ Gönül sevdi nideyim

Alıp seni gideyim/ Gel sevdiceğim

 

Sözüm riyadan değil/ Aşkım havadan değil

Bil benim kıymetimi/Atma oyuncak gibi

 

A leylim a leylim / Gönül sevdi nideyim

Alıp seni gideyim/ Gel sevdiceğim

 

7-Uşşak Şarkı-Şevki Bey

Güfte Mehmed Sadi Bey

 

Gülzara nazar kıldım virane misal olmuş

Seyrân-ı safâlar hep bir hâb-ı hayal olmuş

Güller sararıp solmuş bülbülleri lâl o0lmuş

Gam mevsimidir şimdi zevk emr-i muhâl olmuş

Sabret gelir o demler kim ehl-i safânındır

Gam üstüne derd olmaz dem şimdi hazânındır.

 

8-Bayati Şarkı- Rahmi Bey

Güfte Recâîzâde Mahmut Ekrem Bey

 

Gül hazin sünbül perişan bağ-ı zârın şevki yok

Derd-nâk olmuş hezârı nağmekârın şevki yok

Başka bir hâletle çağlar cûy – bârın şevki yok

Âh eder inler nesim-i bî- kararın şevki yok

Geldi amma neyleyim sensiz baharın şevki yok

 

9-Uşşak Şarkı – Sadettin Kaynak

 

Gül derler gül derler bana gül derler

Ben yâr için ağlarım niçin bana gül derler

Meler gelir meler gelir kuzular meler gelir

Yiğit aşka düşünce başına neler gelir

Yari ellerle gördüm aklıma neler gelir

Hicran oku sevdiğim sinemi deler gelir

Gül derler gül derler bana gül derler.

 

Dağıtır anam dağıtır yel eser duman dağıtır

Çıktım dağın başına sordum bu ne dağıdır

Çirkinler otağ kurmuş güzel gelir dağıtır.

Ak gerdanın üstüne siyah zülfün dağıtır.

Ellerle güler oynar bana sitem dağıtır

Bir kez yüzüme bakmaz ettiği göz dağıdır.

Onsuz şeker de olsa yemem bana ağudur

Gül derler gülderler bana gül derler.

 

10- Uşşak Şarkı-Sadettin Kaynak

Güfte Vecdi Bingöl

 

Niçin baktın bana öyle derdin nedir durma söyle

Durgunsun sular gibi içli duygular gibi

Gözlerinde sevdâ var derin uykular gibi

Niçin baktın bana öyle derdin nedir durma söyle

 

Güldalında gonca güler bülbül sevdâsında çiler

Söyle dermanın olayım dertli olan devâ diler

Niçin baktın bana öyle derdin nedir durma söyle

 

Mahzunsun, hayransın, o güzel gözlerle sürmeli ceylânsın

Ey hilâl kaşlım ağlıyor musun gözlerin yaşlı

 

Ben senin nen olayım kulun kölen olayım

Niçin baktın bana öyle derdin nedir canım söyle

 

11- Uşşak Nefes- Sahibi meşhul

 

Ben melâmet hırkasını kendim giydim eynime

Ar ü nâmus şişesini taşa çaldım kime ne

Ah Haydar Haydar taşa çaldım kime ne?

 

Kâh giderim medreseye ders okurum hak için

Kâh giderim meyhâneye dem çekerim aşk için

Ah Haydar Haydar dem çekerim aşk için

 

Sofular haram ediyor bu aşkın şarabını

Ben doldurur ben içerim günah benim kime ne

Ah Haydar Haydar günah benim kime ne

 

Nesimîye sordular kim yârin ile hoş musun

Hoş olayım olmayayayım o yar benim kime ne

Haydar Haydar o yâr benim kime ne

 

 

SEMİNER

 

11 Mart Cuma Saat:18.30

KÜLTÜR İKLİMİ

Düzenleyen: Sami Şener

Yer: Divan Edebiyatı Vakfı

 

“Yaşama Felsefemizin Kültürel Temelleri”

Yaşama felsefesi,  insanın hayatı idraki ve varlık sebebi ile ilgili ortaya koyduğu düşünce, duygu ve hayat sistemini içine alır.  Yaşama felsefesi, insanın inanç ve düşünce ile benimsediği değerler sistemiyle örülür.  İnsan, böyle bir seçimi;  akıl ve mantığıyla yaparken; duygularını ve hayattan beklentilerini de bir yaşama talebi halinde bu seçimine temel alır.

Yaşama felsefemiz, hayatın zorlamaları ve adaletsiz politikalar yoluyla yıpranmakta ve değişime uğramaktadır. Bu programda; İnsanı, onurlu kılan yaşama felsefesinin, hangi dayanaklar ile ayakta durabileceği, insanı kendi kültüründen ve anlayışlarından ayırt eden akım ve cazibe etkilerine karşı kimliğini ne şekilde muhafaza edebileceği konusuna ait değerlendirmeler yapılacaktır.

 

 

SEMİNER

 

11 Mart Cuma Saat: 18.30

MEHMET GENÇ’LE TARİH SOHBETLERİ

Düzenleyen: İhsan Ayal

Yer: Altunizade Kültür ve Sanat Merkezi

 

Osmanlı devleti Türk ve İslâm tarihinin en uzun ömürlü devleti olmuştur. Osmanlı yöneticileri bunun gerçekleşeceğini âdeta önceden görmüş gibi kendilerine daha başlangıçtan itibaren "devlet-i aliye-i ebet müddet" adını vermekte tereddüt etmemişlerdir. Osmanlı sistemine uzun ömürlülüğü kazandıran ne gibi özellikleri vardı? Bahar dönemi konuşmalarında  bu özelliklerin;

1-İktisadî

2-Sosyal

3-Siyasî

4-Organizasyonel

temelleri üzerinde durulacaktır.

 

 

SEMİNER

 

11 Mart Cuma Saat: 18.30

SARAYDAN HALKA TÖRENSEL YAŞAM VE İSTANBUL

Düzenleyen: Zeynep Ertuğ

Yer: Atatürk Kitaplığı

 

“Törenlerin Tarih ve Edebiyat metinlerdeki Anlatımı”

Bu seminerde Törenleri anlatan metinlerden seyahatnamelere göre bazı örneklerden söz edilecektir.

 

KONSER

 

11 Mart Cuma Saat: 20.00

KARTAL MUSİKİ DERNEĞİ KAYNAKTAN PINARA KONSERİ

Düzenleyen: Arif Şanlı

Yer: Bakırköy Cem Karaca Kültür Merkezi

 

Arif Şanlı

1955 Sivas doğumlu, 1979 İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu. Ortaokul yıllarında mandolin, lisede bağlama öğrendi, Üniversite Halk Müziği Korosu’nda TRT sanatçısı Orhan Dağlı’dan bağlama teknikleri ve mızrab çeşitlerini öğrendi, konserlerde bağlama çaldı. 1976-79 yılları arasında Üniversite korosunda Süheyla Altmışdört hocadan klasik Türk Musiki eğitimi aldı.

1980-83 arası Sivas Halk Eğitim Klasik Türk Musiki topluluğunu kurdu, Sivasta ilk defa bilimsel musiki eğitimini başlattı, 1983 de Sivas Belediye Konservatuarı’nı kurdu. 1994 de Kartal Belediyesi TSM topluluğunu kurdu ve koro şefliğini yaptı. 2005 yılında Kartal Musiki Derneği’nin kuruluşunda çalıştı. Evli ve 2 çocuk babasıdır.

 

KONSER

11 Mart Cuma Saat: 20.00

AHMET CEMAL ÖKSÜZ

Yer: Tuzla İdris Güllüce Kültür Merkezi

 

KONSER

 

11 Mart Cuma Saat:20.00

TUĞRUL ŞAN KONSERİ

Yer: Başakşehir Kültür Merkezi

 

KONSER

 

11 Mart Cuma Saat: 20.00

HASAN ÖZTÜRK

Yer: Fatih Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi

 

KONSER

 

11 Mart Cuma Saat: 20.00

GÖNÜL MAKAMI KONSERİ

Düzenleyen: Savaş Barkçın

Yer: Güngören Erdem Beyazıt Kültür Merkezi

 

KONSER

 

11 Mart Cuma Saat: 20.00

SUFİZM VE ROCK BULUŞMA KONSERİ

Düzenleyen: Kağan Tayanç

Yer: Kartal Bülent Ecevit Kültür Merkezi

 

Kağan Tayanç, daha önce Ankara'da The Kitch adlı punk rock grubunda ritim gitar, İstanbul'da da Objektif adlı rock grubunda keyboard çalarak  yer aldı. Son olarak 2005-2007 yılları arasında Yeni Melek Gösteri Merkezi'nin müzik direktörlüğünü yürüttü. Sanatçının ilk albümünde ve stüdyo çalışmaları halen devam eden Ezberbozan adlı yeni albümünde, Rock Mevlit de dâhil olmak üzere, tüm besteler kendisine ait; sufi rock olarak tanımlanan tarzda rock, blues, jazz soundları hâkim…

 

Sanatçı, isim babası olduğu “Sufi Rock” tarzını şöyle açıklıyor: Anadolu’nun seslerini batıya esen bir rüzgâra katmak istedik sadece. Neyzenin üflemesiyle titresin elektrogitarın telleri, dervişin deyişine kabartılsın ağır kulaklar ve yürekler gevşesin biraz, bombalardan sancımış dünyamızda.  Dervişane sözleri rock müzik armonileriyle tamamladık. Yer yer blues rifleri kullandık, kimi zaman da jazz. Pink Floyd ve Yunus Emre’yi bir potada eritmeye çalıştık.

 

ÇOCUK OYUNU

 

12 Mart Cumartesi Saat: 12.00

GÜZEL VE ÇİRKİN

Düzenleyen: Altınok Tiyatrosu

Yer: Ümraniye Atakent Kültür Merkezi

 

Kibar bir şamdan, dakik bir saat, titiz bir çaydanlık, neşeli bir süpürge, dans eden tabaklar, çatallar,  kaşıklar,  peçeteler...

Hepsi bu oyunda!

Her türlü alanda giderek kirlenen dünya şartlarında yetişen çocuklarımız; belki de gün gelecek duygudan uzak konserve bir dünya ile yüz yüze kalabilecekler... Biz sesimiz yettiğince çocuğa hatta büyüğe de ulaşıp, hatalardan ders almayı anlatırken, dış güzelliğin geçici olduğu asıl güzelliğin içte olduğu mesajını veriyoruz. Sevginin ne denli güçlü olduğunu, insanın sevdikleri için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayacağının öyküsünü dile getiriyoruz. Biz de hiçbir fedakarlıktan kaçınmadan perdemizi sevgili çocuklarımız için açmaya devam edeceğiz. Bu düşünceden hareketle Güzel ve Çirkin adlı oyunda seyircileriyle buluşuyor…

Kalabalık bir kadroyla sergilenen oyunun koreografisi profesyonel dansçılar tarafından uzun bir prova süresinden sonra hazırlandı. Seyirciyi muhteşem bir dans gösterisi gerçek bir çocuk müzikali bekliyor. Işığın, Kostümün, Dekorun, Müziğin ve Koreografinin ustaca kullanıldığı oyunun konusuna gelince,

Konusu:

Büyük ve güzel bir şatoda yaşayan, yakışıklılığı ile övünen kendini beğenmiş prens, yapılan bir büyü sonrası korkunç bir canavara dönüşürken; sarayda yaşayanlarda büyünün etkisi altında kalırlar. Prens sevmeyi ve sevilmeyi öğrendiği zaman büyü bozulacaktır. Aksi halde ömrünün sonuna kadar korkunç bir canavar olarak yaşamak zorunda kalacak olan Çirkin giderek bu gerçeği kabullenmeye başlar; ta ki karşısına Güzel çıkana dek...

Uyarlayan & Yöneten: Murat Altınok

Kostüm ve Dekor Tasarım: Tuba Altınok

Koreografi: Berke Yüksel

Oynayanlar: Kadim Yaşar, Damla Özen, Ece Bozkaya, Volkan Ceylan, Fatih Ermiş, Sezer Arıçay, Ezgi Serdaroğlu, Setenay Karadaş, Mert Ay

 

ÇOCUK OYUNU

 

12 Mart Cumartesi Saat: 12.00

POLYANNA

Düzenleyen: Masal Gerçek Tiyatrosu

Yer: Sultanbeyli Kültür Merkezi

 

Masal Gerçek Tiyatrosu, ünlü edebiyat klasiklerinden “Pollyanna”yı 2008-2009 sezonunda tiyatro izleyicisiyle buluşturuyor. Oyunun başkahramanı Pollyanna, teyzesinin yanında yaşamak zorunda kalır. Polly Teyze oldukça aksi ve sert bir ihtiyardır. Bu sert ve otoriter Teyze’nin aslında içinde oldukça sevecen bir insan yatmaktadır. Pollyanna’nın eğitimi konusunda titizlenmekte, onun görgü kurallarını öğrenip bir hanımefendi gibi yetişmesini istemektedir.

 

Teyzesinin yanına taşındığı ilk günlerde Pollyanna, evin hizmetçisi Nancy ile çok iyi arkadaş olur. Ona “mutluluk oyunu”nu öğretir. Mutluluk oyunu Pollyanna’nın bulduğu bir oyundur. Olumsuz bile olsa olaylardan mutlu olunabilecek bir şeyler çıkarmak üzerine kurulu bir oyundur.

 

Pollyanna bir gün sokakta yürürken ayağı bir şeye takılıp düşer. Dönüp baktığında bunun bir çocuk olduğunu görür. Jimmy sokaklarda yaşayan evsiz bir çocuktur. Tabii hemen arkadaş olurlar. Ayağı Jimmy’e takılıp düşen Pollyanna, mutluluk oyununu bir kez daha devreye sokar. Evet, düşmüştür ama Jimmy’i tanımıştır. Jimmy’nin evsiz olduğunu öğrenen Pollyanna ona teyzesinden bahseder. Teyzesinin kocaman bir evi olduğunu, bu evin bir odasını da Jimmy’e verebileceğini söyler. Ancak, bu o kadar da kolay değildir. Pollyanna’nın eve kedi getirmesine bile izin vermeyen Polly Teyze elbette Jimmy’i de kabul etmeyecektir.

Bunun üzerine Pollyanna ve Nancy, Jimmy’e kalacak bir yer bulmaya çalışırlar. Bu sırada Pollyanna’nın aklına bahçıvan Tom Baba gelir. Tom Baba bahçedeki kulübesinde yalnız yaşamaktadır. Oldukça yaşlı olduğu için de artık bahçe işlerini yeterince iyi yapamamaktadır. Jimmy’nin Tom Baba’ya yardım edebileceğini ve bu sayede de onun kulübesinde kalabileceğini düşünürler. Bunu Tom Baba’yla konuşurlar ve onu ikna ederler.

Pollyanna ve Jimmy bir gün sokakta oynarken, Jimmy’nin arkadaşlarıyla karşılaşırlar. Onlar da evsiz çocuklardır. Çocukların ellerinde enstrümanlar vardır. Tommy ağız mızıkası, Dazzy mandolin çalmaktadır. Jimmy’nin akerdeon’u da yanlarındadır. Pollyanna’ya da bir çift marakas verirler ve müzik yapıp dans ederler. Hepsi birbirleriyle kaynaşmış arkadaş olmuşlardır.

 

Yine bir gün kırlarda koşturup oynarken, Pollyanna’nın ortalarda gözükmediğini farkederler. Her yere bakarlar ancak Pollyanna hiçbir yerde yoktur. Koşarak eve gelip Polly Teyze’ye durumu anlatırlar. Nancy de Tom Baba’dan yardım ister. Çocuklar ve Tom Baba dört bir yana dağılıp Pollyanna’yı aramaya başlarlar. Bütün gece aramalarına rağmen bulamazlar. Sabah Tom Baba kucağında Pollyanna ile gelir. Tom Baba Pollyanna’yı bir çukurda bulmuştur. Pollyanna’nın bacağı kırılmıştır. Tom Baba onu hastaneye götürmüş, bacağını alçıya aldırtmıştır.

 

Pollyanna’yı sağ salim karşılarında görünce hepsi çok sevinirler. Ancak Polly Teyze çocukları evde istemez. Ayağı alçılı olduğu için yürüyemeyen Pollyanna da bütün gün yatmaktan sıkılmaktadır. Arkadaşlarını özlemiştir. Bunu Nancy’ye söyler. Nancy de Polly Teyze’yi bu konuda ikna eder. Arkadaşlarına kavuşan Pollyanna çok mutlu olur. Ayağa kalkar ve yürümeye başlar. Arkadaşlarıyla mutluluk şarkısını söyleyip dans ederler.

Karamsarlığı iyimserlikle, düşmanlığı dostlukla, çaresizliği mutluluk oyunuyla yenmeyi öğrenmişlerdir.

 

ÇOCUK OYUNU

 

12 Mart Cumartesi Saat: 12.00

SİHİRLİ BEBEK

Düzenleyen: Acıbadem Sanatevi

Yer: Tuzla İdris Güllüce Kültür Merkezi

 

Küçük bir kızın bir gece oyuncak bebeğinin canlı bir bebek olmasını, onun ve  diğer oyuncak arkadaşlarının küçük kıza verdikleri dersi konu alan müzikli danslı çocuk oyunudur.

 

ÇOCUK OYUNU

 

12 Mart Cumartesi Saat: 12.00

ALİ BABA’NIN ÇİFTLİĞİ

Düzenleyen: Sarıyer Sanat Tiyatrosu

Yer: Kartal Bülent Ecevit Kültür Merkezi

 

Hayvanlara iyi davranan, onlara çok iyi bakan Ali Baba'nın Çiftliği zalim baron tarafından ele geçirilmek istenmektedir. Evlerinden ayrılıp yolları Adalet Ormanı’nda kesişen ve Bremen Mızıkacılarından da tanıdığımız kahramanlarımız Köpek Bastır, Eşek Fret, Kedi Guendillın ve Horoz Tortolini ise Arı Maya'nın liderliğinde Ali Baba'nın Çiftliğini barondan kurtarmak için bir maceraya atılırlar.

Yazan - Yöneten: Sebahattin Mutluer

Oynayanlar: Aykut Taşkın, Ali Yalçıner, Filiz Özgüven, Cengiz Çevik, Mustafa Kemal Bayrak, Özgün Gülseven, Deniz karataş

 

ÇOCUK OYUNU

 

12 Mart Cumartesi Saat: 12.00

İYİLİK AĞACI

Düzenleyen: Uygur Çocuk Tiyatrosu

Yer: Güngören Erdem Beyazıt Kültür Merkezi

 

İbiş; saf ve sevimli bir görünüme sahip ama aslında oldukça bencil ve yalancı, köylü bir çocuktur. Memiş ise; İbiş’le aynı yaşlarda, iyi niyetli ve dürüst şehirli bir çocuktur. Aynı gün, bir çocuk tiyatrosuna gitmek için yola çıkan bu iki çocuk, tanışır ve arkadaş olurlar. İbiş, hasta annesine ilaç alabilmek için satmaya götürdüğü eşeğini kaybetmiş; memişise, derslerindeki başarısından dolayı anne ve babasının kendisine armağan ettiği bisikletini çaldırmıştır. İki kafadar, başlarına gelen bu kötü olaylar nedeniyle ne yapacaklarını kara kara düşünürken, “iyilik ağacı” onlara sorunlarını halletmeleri için bir kese altın verir ve altını eşit bir şekilde paylaşmalarını ister. Fakat aç gözlü İbiş, Memiş’i kandırır ve altınların hepsini alarak kaçar. Bunun üzerine Memiş, iyilik ağacı, Pamuk nine, Hork ve Cork; İbiş’e bir oyun oynarlar. Yaptığının yanlış olduğunu, İbiş’in anlamasını sağlarlar. Oyun “mutlu son” la biter.

 

ÇOCUK OYUNU

 

12 Mart Cumartesi Saat:12.00

PULSAR SAHNEDE

Düzenleyen: Büyülü Sahne

Yer: Altunizade Kültür ve Sanat Merkezi

 

Türkiye’nin ilk köpek kahramanı, çocukların sevgili dostu Pulsar, şimdi tiyatro sahnesinde!.. Hem de KIRAÇ’ın müzikleriyle!.. Çocuklar, televizyonun sevilen yıldızı Pulsar’ın sürprizlerle dolu yepyeni macerasını, danslı şarkılı, çok renkli bir müzikalde “canlı canlı” izleyecekler. Pulsar’ın olağanüstü yeteneklerine, muhteşem bir hikâye içinde, gözleriyle şahit olacaklar: Pulsar’ın oynadığı televizyon dizisi bitmiştir. Ama Pulsar, rol arkadaşı, can dostu Çağlar’ı çok özlemektedir. Ve bir gün onu bulmak için yollara düşer. Amerika’da okumakta olan Çağlar’a kavuşmasının yolu, dünyanın en yetenekli köpeği yarışmasını kazanmaktan ve Amerika’daki finallere katılmaktan geçmektedir. Bu yolda ona sihirli oyuncaklar yardımcı olacaklardır. Hayal gücünün, dostluğun ve arkadaşlığın öne çıktığı çok farklı, çok eğlenceli bir macera onları beklemektedir. Çok farklı... Çok heyecanlı... Çok eğlenceli!.. Üstelik çok da eğitici... Pulsar’ı kaçırmayın!

Yazan: Kubilay Zerener - Savaş Özdemir

Yöneten: Savaş Özdemir

Müzik: KIRAÇ

Koreografi: Yeşim Alıç

Dekor: Deniz Saraçoğlu

Işık: Ahmet Çoban – Celal Hikmet

Oynayanlar: Pulsar Von Juliet, Gamze Aral, Ezgican Karakoç, Oben Fışkır, Sedanur Özgün

 

ÇOCUK OYUNU

 

12 Mart Cumartesi Saat:12.00

KOMİK TAVŞAN HOPİ

Düzenleyen: Tiyatro Mie

Yer: Başakşehir Kültür Merkezi

 

La Fontaine ‘nin öykülerinden yola çıktık ve size müziklerle, danslarla rengârenk kostümlerle, interaktif görsel bir şölen hazırladık.

Komik Tavşan Hopi ve arkadaşları, ormana bir avcı geldiğini haber alırlar. Gelen avcı aslında arkadaşları ile iddiaya girmiş bir kampçıdır, korkutup kaçırırlar. Avcı korkarak uzaklaşırken elindeki çantayı unutur. Ormandaki hayvanlar çantanın içindekileri merak ederler ve açmaya karar verirler. Çantadan onlar için çok büyük bir sürpriz çıkar.

Yazan: Neslihan Dörtcan

Yöneten: Salim Dörtcan

Müzik: Tuğrul Aray - Atacan Canay

Dekor: Ferit Özen

Kostüm: Aygül Kostüm Evi

Oynayanlar: Burcu Yalçın, Sevim Çankaroğlu, Emre Şen, Gamze Bakkal, Gül Arda, Salim Dörtcan

 

 

ÇOCUK OYUNU

 

12 Mart Cumartesi Saat:12.00

OYUNCAKLAR

Düzenleyen: Tiyatro Alkış

Yer: Bakırköy Cem Karaca Kültür Merkezi

 

Bozuldukları için bir rafa atılan oyuncaklar artık işe yaramadıkları için çok üzgündürler ama yaz gelince açılan pencereden tesadüfen eve giren uğur böceği ile bir anda hayatları değişir. Çünkü Uğur böceğinin tamir etme yeteneği vardır. Bozuk oyuncaklarla dost olan Uğur böceği, onları teker, teker tamir etmeye başlar. Bu arada çocuklara yeni bir robot oyuncak alınmıştır. Bu robot, bozuk oyuncakların tamir olduğunu görünce gözden düşmemek için, bir gece tamir olan oyuncakları tekrar bozar. Sabah uyandığında Uğur böceği hem bozuk oyuncakları hem de sonbahar geldiği için kapanmakta olan pencereyi görür. Çok acil bir karar vermek zorundadır. Yaşamak için doğada olmak zorundadır. Bozuk oyuncaklara ve kendine bir dahaki yaza onları tamir etmek için geri döneceğine söz verir ve gider. Bu sefer çocuklar, sırf sıkıldıkları için robot oyuncağı bozuk oyuncakların yanına atarlar. Bütün oyuncakları bozduğu için robot yalnız kalır, konuşacağı hiç kimsesi yoktur. Yaptığına çok pişmandır. Yaz gelir, Uğur böceği sözünü tutar ve geri döner. Hemen bozuk oyuncakları tamir eder ve en büyük yardımcısı da robot olur.

Yönetmen : Oktay ŞENOL

Yönetmen Yardımcıları : Didem ASLAN, Sibel AKYÜZ

Müzik : Oktay ŞENOL

Koreografi : Oktay ŞENOL, Selin ZEYLİ

Aranjör : Ayhan YAVAŞ

Kostüm : Şenay KORGÜL, Şenol KORGÜL

Dekor : İ. Ümit ERZURUMLU

Yapım : TİYATRO ALKIŞ – Okay ŞENOL

 

Oyuncular : Murat ERGÜR, Burcu SARAÇOĞLU, Tan GÜNEŞ, Fahri ÖZTEZCAN, Başak İLERİ, Ezgi BOZAN

 

 

ÇOCUK OYUNU

 

12 Mart Cumartesi Saat: 12.30

DÜRÜST TÜCCAR

Düzenleyen: İsmail Yeşilbağ Tiyatrosu

Yer: Yeşilpınar Kültür Merkezi

 

Dürüst bir tüccar olan Ömer bey’in üç kağıtçı oğlu Ahmet ve çok temiz kalpli ancak saf biri olan yardımcısı İbo ile aralarında geçen trajikomik olayların konu edildiği bir çocuk oyunudur. İbo patronuna yardımcı olmak için pirinç, bulgur ve şeker çuvallarına çakıl taşı katar. Elbetteki bu dürüstlüğe aykırı duruma karşı tedbirler alarak haksızlığı engeller. Ömer beyin oğlu Ahmet’in yaptığı üç kâğıtçılığın sonucunda polis devreye girer.

Oyunun mesajı dürüstlüğün önemini anlatmaktadır.

Yazan – Yöneten: İsmail YEŞİLBAĞ

 

ATÖLYE ÇALIŞMASI

 

12 Mart Cumartesi Saat: 13.00

MUCİTLER ATÖLYESİ

Düzenleyen: Ayşe Kuralay

Yer: Güngören Erdem Beyazıt Kültür Merkezi

“Her çocuğun içinde bir mucit yatar.”

Rehberler eşliğinde şaşırtıcı deneyler:

Balondan şiş kebap,  rengarenk sıvılar, sütte ebru, yanardağ patlaması, yanmayan balon, tomatrop...

 

Bilimin şaşırtıcı ve gizemli dünyası:

Mevsimler nasıl oluşur?

Hava kabarcıkları cisimleri batırır mı?

Nasıl nefes alıyoruz?

Yukarı tırmanan huni, çarpışan toplar, foucoult sarkacı, jiroskop...

Eğlenceli bilim gösterileri:

Sihirli Kumbara, Üç Boyutlu Hologram, Uçan Çemberler, Boşluktaki Dünya, Bionik Kulak, Çivi Yatak...

 

SEMİNER

12 Mart Cumartesi Saat: 14.00

MEDENİYETLER TARİHİ VE KÜLTÜRÜ OKUMALARI

Düzenleyen: İsmail Çağlar

Yer: İstanbul Tasarım Merkezi

 

İnsanlığın varoluşundan günümüze kadar geçirdiği serüveni tarih, felsefe, sanat bağlamında ele alan metinler üzerinden yapılacak olan okumaları içermektedir.

Program kapsamında Yunan, Mısır, Çin, İran, Hind medeniyetleri Ortaçağ, Aydınlanma, Rönesans, Sanayi devrimi ve sonrası Modern dönem ve Postmodern zamanlar incelenecektir.

Program Sosyolog İsmail Çağlar tarafından yürütülecektir.

 

 

SEMİNER

12 Mart Cumartesi Saat:14.00

KUTADGU BİLİG OKUMALARI

Düzenleyen: Mustafa Kaçalin

Yer: Atatürk Kitaplığı

 

1069 yılında Kâşgar'da tamamlanan 6645 beyitlik Türk edebiyatının ilk mevsnevisi. Mevlânâ'nın mesnevisinden iki yüz yıl önce kaleme alınmış bir abide. Doğulular Edebü'l-Mülûk, Maçinliler Aynü'l-Memleke, Araplar Zînetü'l-Ümerâ, İranlılar Şâh-nâme-i Türkî bazılarının da Pend-nâme-i Mülûk, Turanlıların da Kutadgu Bilig dedikleri Kutlu olma bilgisi anlamındaki eser temsili dört kişinin konuşması üzerine örülmüştür. Fergana, Kâhire ve Herat yazmaları mevcuttur. Bunlardan en yeni çoğaltılan Herat yazması 1438 yılında Uygur harfleriyle yazılmıştır. Budist edebiyattan sonra Müslüman edebiyatının bir şaheseri. Farsça Mesnevî okumaları gibi Karahanlı Türkçesiyle Kutadgu Bilig aslî dilinden okunacak.

 

 

SEMİNER

12 Mart Cumartesi Saat:16.00

YENİ BİR SİNEMAYA DOĞRU

Düzenleyen: Faysal Soysal

Yer: Atatürk Kitaplığı

 

Faysal Soysal 'Yeni Bir Sinemaya Doğru'da uluslararası festivallerde adından sıkça söz edilen ve pek çok ödüle layık görülen 'Son Kumsal' belgeselinin yönetmeni Rüya Arzu Köksal'ı konuk edecek.

 

Görüntü yönetmenliğini Aydın Kudu’nun gerçekleştirdiği  SON KUMSAL, Los Angeles da düzenlenen WIFTS Foundation En İyi Film,TRT Belgesel Film Yarışması  nda En İyi Belgesel Film , Boston Türk Filmleri Festival ve Kent ve Mimarlık Film festivalinde Özel Juri Ödülüne  layık görülmüş aynı zamanda Paris Çevre Filmleri ve Cottbus Film festivallerini özel seçkisinde yer almıştır.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle üç yılda çekilen belgeselin dönüştürücü etkisinden yola cıkarak, sosyal sorumluluk projesi kapsamında, çevre bilinci oluşturmak amacıyla gezici gösterimler düzenleyerek başta  Karadeniz sahili olmak üzere binlerce seyirciye ulaşabilmiş,  gösterildiği yörelerde destek görmüş, ilgiyle karşılanmıştır. Programda gösterilecek 'Son Kumsal Belgesel'inden sonra Faysal Soysal yönetmenle söyleşi gerçekleştirecek.

Yaşama ve nefes alma alanlarının ellerinden alınmasıyla, umudunu ve yaşama sevincini yitiren kasabalı gençlerin feryadı, koyların kayalarla doldurulması sonucu Taka’sını kıyıya çekecek yer bulamayan Temel Reis’in çaresizliği... Medeniyet bahanesiyle, denizinden koparılan Karadeniz halkının masum hikayesini dinlemeye herkes davetli…

 

 

KONSER

 

12 Mart Cumartesi Saat:20.00

TURGAY BAŞYAYLA KONSERİ

Yer: Ümraniye Atakent Kültür Merkezi

 

Turgay Başyayla ilk ve orta öğrenimini Çankırı’da tamamladı. 1995 yılında Antalya Akev Koleji’nden mezun oldu. Lise yıllarında profesyonel ligde basketbol oynadı. 1996 yılında Doğu Akdeniz Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nü kazandı. Eğitimi sırasında okulun THM ve TSM korolarını kurdu ve üniversiteler arası yarışmalarda dereceler alındı. İlk albümü "Nazlıcan" 2000 yılında, ikinci albümü "Ben Patlarsam Eğer" 2002'de müzik marketlere sunuldu. Anadolu'nun birçok vilayetinde ve beldesinde çok sayıda konser ve imza günü düzenledi.

Aynı yıllarda Motif Halk Oyunları Vakfı'nda halk oyunları eğitimine başladı ve ulusal organizasyonlarda ‘Motif’ ile birlikte ortak projelere imza attı. Cumhuriyet tarihinin TBMM'de halk konseri veren ilk sanatçı ünvanına sahip olan Turgay Başyayla, 2003 yılında Mavi Beyaz Görsel Sanatlar'ın ATV için çektiği "Şizofren Aşk" isimli TV filminde başrolde oynadı ve oyunculuk kariyerinin ilk filmini çekti. Mart 2005 'te değerli yönetmen Mesut Uçakan imzasını taşıyan ve TRT'nin önemli projelerinden biri olan "Otel İstanbul"da başrolde oynadı. Temmuz 2005 'te senaryosu yine Mesut Uçakan'a ait olan, ulusal ve uluslararası birçok festivalde yer alan "Anne Yada Leyla" isimli sinema filminde başrol oynadı ve Altın Portakal'a aday oldu. 2006’da Mecaz Film ve Kültür Bakanlığı projesi olan Harput fatihi “Belek Gazi” isimli filmde başrolde yer alan Turgay Başyayla, ilk dönem filmi tecrübesinde başarılı bir performans sergiledi. Turgay Başyayla, bundan sonraki oyunculuk kariyerini daha emin adımlarla sürdürmek için tiyatro üstadı ve yönetmen Arslan Kaçar'dan sinema ve oyunculuk dersleri aldı.

Turgay Başyayla'nın yeni albümü "Yediveren" sahibi olduğu Anka Prodüksiyon ve albümün dağıtımında işbirliği yaptığı, Marka Müzik tarafından müzik marketlere sunuldu. Sanatçımız, bundan sonraki projeleri için 7 bölgenin halk oyunları eğitimini aldı. Üçüncü albümde ilk klibi "Harmandalı Zeybeği", 2. klip “Halime Gız”, 3.klip yürürüm isimli eserlere çekmişti.

Yurt içi ve yurt dışında gerçekleştirilecek olan organizasyonlarda Turgay Başyayla'ya eşlik edecek olan, yaklaşık 100 kişiden oluşan ve dünya birinciliği dahil birçok uluslararası ödüle layık görülen Motif Halk Oyunları ve Avrasya Halkoyunları Derneği tekrar bu yeni  projede yer alıyor.

Sanatçımız “Öz” ve "Yediveren" albümleriyle müzik camiasında ve Anadolu’da verdiği kültürel hizmetler sebebi ile çeşitli üniversite, eğitim kurumları, gazete ve dergi, TBMM parlamentosu ve birçok vakıf tarafından Yılın En İyi Türk Halk Müziği Sanatçısı ve Halk Bilimleri Özel Ödülleri’ne layık görüldü…

"2008 Kral TV Video Müzik Ödülleri" yılın en iyi Türk Halk Müziği sanatçısı seçildi.

TRT'de Sıla Türküleri isimli programı sundu. Halen Kanal A' da salı günleri 21:30'da yayınlanmakta olan 'Türkü Şiir Türkiye’ isimli programı sunuyor...

Başakşehir’de yer alan İdeal Sanat Merkezi isimli bir eğitim kurumu bulunuyor.  Okulda ebru, teship, hat, THM, TSM, halk oyunları, karikatür, resim ve üniversiteye hazırlık ve bunun gibi daha birçok konuda eğitim veriyor…

2006-2008 yılları arası  İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası işletmeciliği ve danışmanlığı yaptı…

3. Albüm " ÖZ "

Turgay Başyayla’nın üçüncü albümü "Öz" sahne ve görsel showların ağırlıkta olduğu bir repertuar ve bu konsepte temel olan bir albümdü. Dinleyenlerin ve izleyenlerin büyük beğenisini kazandı. Türkiye'de ilklerin denendiği, profesyonel bir kadro ile gerçekleşen özel bir albüme imza atan Turgay Başyayla'nın albümlerinde tüm yörelerimiz senfonik formda ve dünya müzikleriyle sentez yapılarak aranje ediliyor. Sanatçımız dansları ve yorumu ile tam bir görsel show sunuyor müzikseverlere. Oldukça yoğun sahne ve konser çalışmaları yapan Turgay Başyayla bu yoğunluğun sebebinin içtenlik, güler yüz, hareketli ve zengin sahnesinden kaynaklandığını söylüyor.

"Dinleyicilerimle aramda yoğun bir duygu alışverişi var. Bu albümle birlikte tüm Avrupa ülkeleri, Rusya, Türki Cumhuriyetleri ve Anadolu insanımın yaşam sürdüğü her yerden talep var. Artık ülkemi ve kültürümüzü tanıtmaya hazırım" diyor.

Yeni Albüm  “ YEDİVEREN ”

Yaklaşık bir sene süren bir hazırlığın ardından 13 eserden oluşan ve yedi bölgemizi bünyesinde bulunduran dev bir proje “Yediveren”. Yoğun TV ve sahne çalışmalarıyla birlikte Türkiye’deki eksikliğin temeline inmeyi amaçlayan ve türküleri farklı bir lezzetle başta gençlerimiz olmak üzere tüm anadoluya sevdirmek amacıyla gerçekleştirilmiş, bir albümden çok ciddi bir proje ortaya koymak gerekçesiyle yapılmış bir çalışma… Tamamı akademisyenlerden oluşan geniş bir kadroyla ortaya çıkan albümde yöresel türküler çağımızın müzik teknolojisinin doğru kullanılmasıyla ve her türkünün yöresel halk oyunlarıyla sahneye uyarlanmasıyla Türkiye’de bir ilki gerçekleştiriyor…

Amacı ve misyonu olan bu albümle gitgide gençlerimizin uzaklaştığı asil ve eşsiz kültürümüze birlikte hizmet edebilmek dileğiyle...

 

 

KONSER

 

12 Mart Cumartesi Saat:20.00

MUSTAFA AL KONSERİ

Yer: Yeşilpınar Kültür Merkezi

 

ŞİİR DİNLETİSİ

 

12 Mart Cumartesi Saat: 20.00

SEVDAMIZ ŞİİR

Düzenleyen: Sevim Arslan

Yer: Tuzla İdris Güllüce Kültür Merkezi

 

KONSER

 

12 Mart Cumartesi Saat: 20.00

ESAT KABAKLI KONSERİ

Yer: Kartal Bülent Ecevit Kültür Merkezi

 

 

KONSER

12 Mart Cumartesi Saat:20.00

ERCAN IRMAK  (NEY) İLYAZ MİRZAYEV (PİYANO)

Düzenleyen: Arda Aydoğan

Yer: Bakırköy Cem Karaca Kültür Merkezi

 

Ercan Irmak

Eskişehir’de doğdu. Müzik tutkusu, çocukluk yıllarında kaval çalarak başladı. Bu tutku onun önce Bursa’ya, sonra İstanbul’a yerleşmesine neden oldu. 1980 yılına kadar birçok sanatçının albümünde kaval çalan Irmak, aynı yıl merhum Aka Gündüz Kutbay’ın ve besteci Vedat Yıldırım Bora’nın önerisi doğrultusunda, neyzen Aka Gündüz Kutbay’ın hediye ettiği Mansur Ney ile neyzenliğe ilk adımını attı. Yurt içi ve yurt dışında konserler veren ve çeşitli albüm çalışmalarına katılan Irmak, 1999’da kompozitör İlyas Mirzayev ile Tasavvuf Senfonisi’nin 1. bölümünü Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası eşliğinde Adana’da seslendirdi. İstanbul, Antalya, Bursa Devlet Senfoni Orkestraları’na ve CRR Senfoni Orkestrası’na solist olarak katıldı.

İlyas Mirzayev ile birlikte hazırladıkları Ney Konçertosunu; Prof. Saim Akçıl yönetimindeki Tekfen Filarmoni Orkestrası ile İstanbul (Uluslararası İstanbul Müzik Festivali), Ankara, İzmit, İzmir, Bursa’da ve yurtdışında; Japonya, Bakü, Almaata, Bişkek Taşkent, Selanik ve Brüksel’de seslendirdi. Piyanoda İlyas Mirzayev ile Berlin Filarmoni Orkestrası’nın konser salonunda ve Viyana’da Klasik Türk Müziği eserleri ve Anadolu ezgilerini seslendirdi. Hamburg, Londra ve İstanbul Aya İrini konserlerinde; Mirzayev’in hazırladığı, şef Howard Griffiths yönetimindeki London Mozart Players Orkestrası ile Güher ve Süher Pekinel kardeşlerin de solist olduğu, “Janus in Orient” adlı eserde solist olarak ney üfledi. Ney konçertosunu; 20 Ocak 2006’da şef Fahrettin Kerimov yönetiminde, Bursa’da Bursa Devlet Senfoni Orkestrası ile 6-7 Nisan 2006 ‘da Şef Naci Özgüç yönetiminde Ankara’da Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası ile seslendirdi. Şef Saim Akçıl yönetimindeki, Tekfen Filarmoni Orkestrası’nın verdiği konserlerde; İlyas Mirzayev’in hazırladığı Üç Denizin Senfonisi’nde, 2 Ekim’de Brüksel’de, 4 Ekim’de Paris’te, 5 Ekim’de Berlin’de solist olarak ney üfledi. Amerika Boston’da ilk kurulan New England üniversitesi konservatuarına davet edildi, orada Türk klasik müziğimiz ve halk müziğimiz hakkında örnekler vererek bilgilerini dile getirdi. Halen Kültür Bakanlığı Devlet Modern Folk Müziği Topluluğu’nda Ney Sanatçısı olarak görev yapmaktadır.

 

 

KONSER

12 Mart Cumartesi Saat:20.00

GENÇ NEYZENLER

Düzenleyen: Ahmat Cemal Öksüz

Yer: Altunizade Kültür ve Sanat Merkezi

 

 

KONSER

 

12 Mart Cumartesi Saat:20.00

GECE YOLCULARI

Yer: Başakşehir Kültür Merkezi

 

 

ÇOCUK OYUNU

 

13 Mart Pazar Saat:12.00

HANSEL VE GRATEL

Düzenleyen: İstanbul Çocuk Sanat Tiyatrosu

Yer: Fatih Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi

 

Grimm kardeşlerin aynı adlı masalından uyarladığımız müzikli çocuk oyunumuzda zengin olmak için yanlış yola sapan yetişkinler ile düştükleri zor durumdan kurtulmaya çalışan çocukların hikayesi komik bir dille anlatılmaktadır.

Oyunumuz 5 oyuncu 2 teknik çalışanımızla oynanmaktadır. Oyunumuzdaki şarkılara koreografi uygulanmıştır. Oyunumuz 1 saat sürmektedir.